28 Haziran 2012 Perşembe

DİNOZORUN KUYRUĞU





Şeyma'nın Günlüğü



Merhaba Çok Sevgili Günlük,
Güven Park'ı dinozorlar basmış, haberin var mı? Benim yoktu, annem sayesinde öğrendim. 

Ah ben ne yapacağım bu kadınla hiç bir fikrim yok, yine maskara olduk Onun yüzünden.  Bizim oğlan üç gündür dalga geçiyor benimle; nerden bulduğu meçhul oyuncak bir dinozora kurdele bağlamış, ordan burdan burnuma sallayıp duruyor.

Allah'ım, Allah'ım...

Bütün olay cumartesi sabahı başladı, daha kahvaltı yeni bitmişti ki, annem yüzünde garip bir gülümseme -ki başıma gelecekleri bundan tahmin etmem gerekirdi- şöyle dedi:
-"Şeyma?"
-"Evet?"
-"Benimle Kızılay'a gelir misin?"
-"Niye, bana bir şeyler mi alcaz, hani yaz tatili de geliyor ya," dedim gayet çıkarcı bir kişilik olarak.
-"Olabilir tabii, ona da bakarız," diye cevap verdi annem -ki bundan da bir şeyler anlamam gerekirdi, ah ben!
-"Ne yapcaz ki, bu sıcakta orada?"
-"Dinozorlar gelmiş, Güven Park'a gider onları görürüz."
-"Hihohaa, dinozor mu, nerden çıktı yav!" (Tabii ki bu ben değilim, bizim oğlan konuya balıklama atladı derhal.)

Neyse Çok Sevgili Günlük,
uzatmayayım, annemin elinden kurtuluş yok, derlendik toparlandık dinozorları görmeye Güven Park'a yollandık. 

Bu arada, Ankara'da "shopping fest" diye bi şey yapıyorlar, "alış-veriş festivali". Taa temmuz başına kadar sürecekmiş, nerelerde olduğunu henüz keşfedemedim -malûm dersane işleri var ya bu sene o bakımdan, yoksa kaçmazdı-, ama sürekli üstü açık otobüsler dolanıp duruyor yollarda, içinde de insanlar hoplayıp-zıplayıp, şarkı-türkü söylüyorlar. Biraz ürkütücü aslında, bilmem kaç derece sıcakta bir otobüs dolusu insanı bu şekilde görmek....

İşte meğer dinozorları da bu iş için getirmiş-koymuşlar oraya...

Şimdi sen merak ediyorsun di mi, annem niye düştü bu dinozorların peşine. Duur anlatcam şimdi.

Çook Sevgili Günlük,
bir de gittik ki Park'a, ortalıkta bir sürü acayip tarih öncesi mahlûk, etraflarına kırmızı şeritler çekmişler, her birinin başına da bir güvenlik koymuşlar.

Tam bu sırada bir de ne göreyim, karşıdan Neriman Teyze gelmiyor mu! İşte o anda bir şeyler döndüğünü kesin ve net anladım: Neriman Teyze, annemin bir tür kankasıdır anacım. 
Ne kadar yatır, türbe ve benzeri yer varsa birlikte gezerler, tüm adak işlerini beraber yaparlar.

Ben buradan acaba nereye gitcez, kime ne adak adıycaz diye tahminlerde bulunmaya çalışırken;

-"Hangisi?" diye sordu annem bu arada kısık sesle, Neriman Teyze'ye.
-"İşte bak şuradaki," diye biraz kuytuda kalmış bir dinozoru işaret etti o da, sonra sordu: -"Sen getirdin mi?"

-"Evet, evet. İki metre yeter mi?", dedi annem de,bir yandan da kırmızı bir kurdeleyi çantasından çıkarmaya uğraşıyordu.

Bu arada Neriman teyze, çantasından bir makas çıkardı ve gayet mahir bir şekilde kurdeleyi ikiye kesti: -"Tamam, bu senin, bu da benim. Hadi yapalım şu işi!"

Önümde cereyan eden bu manzara beni iyice tırsıtmıştı, içimden ne olduğunu anlamış olsam da, bir türlü ihtimal veremiyordum:
-"Anne yaa, ne oluyor, ne yapcaz o kurdeleyle?" diye koluna yapıştım annemin.

-"Gel, gel korkma, bi şey yok. Dinozorun kuyruğuna bağlıycaz," diye cevapladı, çok normal bir şey dermiş gibi benim annem!
-"Yok artık, olmaz öyle şey!"
-"Niye olmasınmış, bal gibi de olur!"
-"Yav delirdiniz mi siz? Bi gören eden olur, kabak gibi ortadayız zaten!"
-"Şeyma," dedi annem gayet kesin bir sesle, "itiraz istemiyorum. Gitcez, bu kurdeleyi o dinozorun kuyruğuna bağlıycaz!"
-"Ya, niye bağlıyoruz, daha üç gündür burada olan şeyin hikmetinden ne olur?" (Allah'ım ben neler diyordum!)
-"Çok konuşma! Geçen hafta Hamiyet gelmiş yapmış, oğlunun işi olmuş işte."
-"Annee, bunlar dinozor, gerçek bile değiller, dev maketler... Hem niye o da başka bi tanesi diil hııı..."
-"Başında duran benim komşunun oğlu da ondan," diye karıştı söze Neriman Teyze.

Çok Sevgili Günlük,
anlayacağın, Cumartesi günü, tepede 40 derece güneş, Güven Park'ın ortasında bir dinozorun kuyruğuna kırmızı kurdele bağladık, hem de üç kulvallah bir elham okuyarak!

Neriman Teyze, evin borcunun bitmesini adamış, annem de benim üniversite sınavını kazanmamı dilemiş!

Ah Çok Sevgili Günlük,
bu sabah bizim oğlan yine yaptı hınzırlığını!

-"Şeyma kız,  senin nereyi kazanacağını buldum ben!"
-"Neresiymiş?"
-"Bilimus Kuyrukus Kırmızius Kordelius Dinozarius Bölümü..."
-"O ne be..."
-"Kuyruğuna Kırmızı Kurdele Takan Dinozorlar..."
-"Anneeee...."

Bilimus Kuyrukus Kırmızius Kordelius Dinozarius'muş! İtiraf ediyorum: Güldüm....

sonra ki bölüm: EFT YAPALIM



Hiç yorum yok: